Panik atak yaşayan kişi, bedeninde ortaya çıkan ani değişiklikleri çoğunlukla bir tehlikenin işareti olarak yorumlar. Bu yorum kişinin korkmasına ve bu korku da algılanan tehlikeye daha fazla odaklanma gibi bir sonuca yol açar. Bu şekilde bir panik atak başlangıcı tetiklenmiş olur.

Okuma Önerisi: Panik Atak Nedir?

Bu yazıda, panik atak yaşayan kişilerin panik atak belirtilerine dair sahip oldukları gerçekçi olmayan düşünce yapılarına ve tıbbi gerçeklere odaklanmaya çalışacağım.

  • Düşünce Yapısı: Yaşadığım panik atak kalp krizi geçirmeme ve ölmeme yol açacak.

Panik atak esnasında kalbin normalden çok daha hızlı atması, pek çok kişi tarafından bir kalp krizi işareti olarak algılanır.

Tıbbi Gerçek: Panik atakları kalp krizine yol açmaz. Panik atak esnasında çekilen elektrokardiyogramlarda (EKG), sadece kalp atış hızında artış gözlemlenir. Kalp krizi belirtileri gözlenmez. Gerçek bir kalp krizinin işaretleri, göğüste basınç duyumu, şiddetli bir göğüs ağrısı ve seyrek olarak ortaya çıkan çarpıntıdır. Kalp krizi belirtileri çoğu zaman kişinin dinlenmesi ile azalır. Panik atak yaşayan kişinin belirtileri ise, kişi dinlense bile devam ede.

  • Düşünce Yapısı: İnme (felç) geçiriyorum.

Panik atak esnasında yaşanan uyuşukluk, kaskatı kesilme, karıncalanma, güç kaybı hissi (özellikle vücudun belirli bir bölümünde), ve sırttan yukarı doğru hissedilen ateş basmaları, kişi tarafından inme (felç) işareti olarak algılanır.

Tıbbi Gerçek: Panik ataklar bir felce yol açmaz. Panik esnasında kan basıncı biraz yükselse bile bu durum hiçbir zaman bir inmeyi tetiklemez.

  • Düşünce Yapısı: Boğularak öleceğim (veya ölüyorum).

Nefes almakta yaşana güçlük, yeterince hava alamama (soluksuz kalma), boğazda daralma ve boğazın tıkanması duyumları ve göğüste basınç duyumu kişide “Boğuluyorum galiba.” düşüncesini tetikleyebilir. Kapalı, sıcak ve kalabalık ortamlar kişide, yeterince hava alamıyor hissi yaratabilir.

Tıbbi Gerçek: Henüz, panik atağı esnasında boğularak ölen birisi literatürde tanımlanmamıştır. Her ne kadar kişi, panik atak esnasında soluk alıp veremediğini hissetse de, aslında soluk alıp veriyordur. Ancak kişi, soluk almak için kendini ne denli zorlarsa, soluk alıp verme hızı o denli artacağından yeterince hava alamadığını hissedecektir.

  • Düşünce Yapısı: Ya bayılırsam!

Kişinin yaşadığı sersemlik hissi, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma duygusu, uyuşukluk, bulanık görme, odaklanmakta zorluk, ateş basması ve soluk alıp verememe kişide bayılma endişesini tetikleyebilir. Bu korkuya “düşecek gibi olma” deneyimi de eşlik edebilir. Pek çok kişi, yaşadıklarını “bayıldım” diye tabir etse de, yaşantı analiz edildiğinde, ortada gerçek bir bayılmanın olmadığı fark edilir.

Tıbbi Gerçek: İstisnai durumlar dışında, kişiler panik atak esnasında bayılmazlar. Bayılmanın gerçekleşebilmesi için kan basıncının aniden düşmesi gerekir. Oysa panik atak esnasında kan basıncı az da olsa yükselir.

  • Düşünce Yapısı: Çıldırıyorum Galiba!

Panik atak esnasında gerçekdışılık veya benliğinden ayrılmış olma deneyimi, odaklanamama ve düşünceleri toparlayamama, düşünce uçuşmaları vb. söz konusu olabilir. Bu tür deneyimler kişinin zihnine “Acaba çıldırıyor muyum?” gibi bir sorunun düşmesine yol açabilir. Bu soru da korkuyu ve paniğin şiddetini artırır.

Tıbbi Gerçek: Net olarak bilinmesi gereken şey şudur: Panik atak çıldırmaya yol açmaz! Literatürde şu ana kadar, “Panik atak dolayısıyla çıldırdı.” denilen kimse olmamıştır. Yaşanılan korkunu birtakım rahatsız edici sonuçları olabilir. Ama bu tıbben bir çıldırma işareti olarak değerlendirilmez.

  • Düşünce Yapısı: Ya utanç verici bir duruma düşersem!

Panik atak yaşayan pek ok kişi için “başkaları tarafından nasıl görüldüğü” hayatını zorlaştırıcı derecede önemlidir. Onlar için, yaşayacakları zorlu deneyimden ziyade, başkalarının onun hakkında ne diyeceği önemli olabilir. Söz konusu kişiler, “Benim çok zayıf biri olduğumu düşünecekler.”, “Beni acınası bulacaklar.”, “Benim, duygularını  kontrole demeyen biri olduğumu düşünecekler.” tarzında düşünce yapısına sahip olabilirler. Bu düşünce yapısı da, kişilerin başkalarının yanında rahat olamamasına yol açabilir. Bu yüzden insanlar alışveriş yapmakta, başkalarının yanında yemek yemekte, bir ortamdan kalkıp gitmekte vb. zorlanabilirler.

Tıbbi Gerçek: Bu tür düşünceler gerçeği yansıtmaktan çok, bizim durumu algılama şeklimizi ifade eder. Yolda yürürken, herkesin (bu yüzlerce kişi de olabilir) tek derdinin sizin olmanız ne kadar gerçekçi olabilir? Biz bu kadar önemli olmadığımız gibi başkaları da bu kadar acımasız değildir belki de.

Evet değerli okuyucu. Bu yazıda, panik atak esnasında zihninizin üretebileceği ve sizin de teslim olabileceğiniz düşünce yapılarını ele almaya çalıştım. Konuyla ilgili kafanızı meşgul eden bir soru veya paylaşmak istedğiniz bir şey varsa, yazının yorum kısmından bana yazabilirsiniz. Muhabbetle.

yusufbayalan.com

www.terapievi.com